18.07.2008

Nihayet




Bir ki sesss

Sanırım dolmuşla çıktık yola. Terminalden kalkan otobüs görünümlü dolmuş ruhlu bir seyahat. Yoksa neden gördüğümüz her kavşakta durdu, yolcu indirdi bindirdi? Neden dinlenme tesisi değil de her gördüğümüz terminale girdik çıktık? :)))

Kaplumbağa elbette beni utandırdı. Özür bile diledim yolculuk sonunda. Sen yaramazlık yaparsın sandım özür dilerim dedim.

Aktris'i tanıyamadım. Hala da bakıp duruyorum, bu o mu diye:)))

Ben de yazlıkçı oldum ya:) Pes:)

Bir de Türkiye, Sen kimsin? bitti. Biraz üzüldüm. Daha çok severim sanmıştım.

17.07.2008

Elbette

Beni sabahlara kadar ayağında sallayan bu şehirle,evimle ve güneş doğarken nihayet uyuduğumda üstümü örten sabahlarla vedalaşmam da elbette bu saatte olacaktı.

16.07.2008

Şimdi

Sabah kahvemi içtim. Gündüz şahane misafirler ağırladım. Akşam evi derledim topladım. Birazdan bavulları da hazırladım mı tamam.

Merak ediyorum nasıl geçecek yolculuk? Aktris havuzda yüzerken bizi görünce ne yapacak? Otobüste Kaplumbağa diyalogları nereye varacak? Yol mu önce bitecek konuşması mı?

Yarın yazamam büyük ihtimalle. Yayınımıza Kaplumbağanın güzide şarkısı ile bir günlük ara veriyoruz.

Ali Babanın bir çiftliği yokmuş
Kuzuları unutmuş
Ne diye unuttun demişler ona
Bilmem ki demiş Ali Baba.

15.07.2008

Zaten sevmem:)

Yaz mevsimi nankör ve laçkadır bana göre. Ben zaten denize girmeyi de sevmem, dev bir küveti andıran havuza girmeyi de... üstelik güneşlenmeyi de:) Rüzgar varsa, kıyıda oturup müzik dinlemeyi severim. O kadardır.

Çocuklara çok saçma gelecei için bu düşünceler elbette onlarla paylaşmıyorum. "Elden ayrıksı" olmaları gerekmiyor tatil konusunda:) Sabırla bekleyeceğim ileride kendilerinin deniz-kum-güneş sefaletinden uzaklaşmalarını:)

Yaz gelince, herkes tatile koşunca daha da çok severim Ankara'yı üstelik. Tatilden gelenleri şehirde hemen ayırt edebilirim. Daha rahat giyinip, normalde konforla taşıyamayacakları askılıları, terlikleri rüzgar estire estire rahat taşıyarak salınmalarından şak diye tanırım:)


Herkes koştuğu için tatile elbette Aktris'de uydu akıma. Güney'de şimdi. Ve artık Kaplumbağa ile Aktris'in birbirine duyduğu özlem hiç beklemediğimiz bir noktaya ulaştığından bu buz gibi Ankara'yı bırakıp kardeşleri kavuşturmam gerekiyor. Bu da mecbur havuz, kum, deniz, sıcak demek:) Ve de ilk defa Kaplumbağa ile Aktris desteği olmadan uzun otobüs seyahati demek :) Seyahat beni orda kalma süresinden daha çok heyecanlandırıyor:) İlk aklımıza gelen 3 ve 4 numaralı koltukları boş olan bir sefer bulmak olacak.

Haftasonunu bulmayacak yani gidişim. Gelişim ise belirsiz.

Ama cidden komik geliyor evde oturup 3 senedir zaten tatil havasında yaşadığımdan. Şimdi bu daha çok işe gitmek gibi birşey:))

14.07.2008

Anne beni çek!




Artık poz veriyor. Seve seve.
Bir de burnum sızlıyor Aktris'i düşününce.

12.07.2008

Bu sabah güneş doğarken...






Fotoğrafıma Dokunma

10.07.2008

bugün ve yarın

*Bayılıyorum benim başbakanım dizisine. Biriktiriyorum. Çerçeveleteceğim sanırım. Yaşasın Penguen.

* Uykusuz'un ciltlerini arıyorum soruyorum her yere yok. Ben daha 1.yi bulamadım. 2. çıkmış.

*Ne zamandır elime alamıyordum fotoğraf makinemi. Zamansızlıktan değil. Geçici görme kaybı diyelim. Bakıyordum. Göremiyordum. Yarın güzel planlarım var. Kaplumbağa, ben, makinem ve "öptü". Kaplumbağa öyle diyor. "Yarın öptüye gideceğiz".

*Bugün Aktrisi buram buram özleyen Kaplumbağa keyiflensin diye jetonlu arabalara, trenlere bindirdik. Hiç de keyif almadı. Nasıl bir abla özlemiyse bu.

*Nihayet aldım istediğim kitabı. Bugün dergileri deşeyim. Yarın törenle açılışını yapacağım. Gündüz Vassaf- Türkiye! Sen kimsin?

*Yok ben sevmeyeceğim hiç bu yaz mevsimini galiba. İşe girdin mi ya da görevine atandın mı ya da kışlıkları kaldırdın mı gibi ezbere aynı soruyu soruyor herkes birbirine: tatile gittin mi? Gidecek misin? Nereye? Ah bir bulsak insansız o ormanlık dağı kaçacağız da... neyse. Güneş güzel de nankör ve sarsak geliyor yaz bana.

Yine mi çiçek?

Maşuk'un şiiri beni kendime getirdi. Sildi attı ya hani üzüntümü, sıkıntımı...

Sonra bir baktım posta kutuma bir şarkı düşmüş. Mest oldum.

Yine mi güzeliz
Yine mi çiçek?

:) Teşekkür ederim Nasıl denk geldi ruh halime. Eve doldum tüm gönlümce şarkıyı dinledikçe. Çiçeklerle demlendim.

Yine mi çiçek?:))))

Gerçekmiş

Ben onu en son gördüğümde şu anda yaşadığım hayatımla tek ortak noktam Maşuk'u seviyor olmamdı. Maşuk'un beni sevdiğini Maşuk bile bilmezdi:)

Yurt arkadaşımdı, hastalandığımda bir cuma akşamı beni atıp otobüse Adana'ya aileme götürüp pazartesi dersler için geri getirecek kadar yanımdaydı hep. Sonra ikimiz de aynı isimli adamlara aşık olduk. İkimizin sevdiği aynı isimli adamların ikisi de aynı şehirdendi.

Derken onun maşuku kestirdi bağlantılarını bütün arkadaşlarıyla. Arada geçen zamanda ben evlendim, çocuklarım oldu, bu zamana geldim.

Beni buldu tekrar. Dün gece yanımdaydı. O kadar çok konuştuk ki. O kadar çok inanamadık ki birbirimize. Herkes benden iyi bir ev kadını olmamı beklerken ben dağlara yürüyüşe gidiyorum, senin pencerelerinde saksılar bile var dedi:). Arkadaşlarımızın akıbetlerini konuştuk tek tek, bizi görünmez iyilik perilerinin nasıl koruduğunu, cahil cesaretlerimizi vs. vs. vs.

Geçen zamanları anlatmama gerek bile kalmadı. Hayatımıza koyduğumuz son noktayı gördü. Anladı. Yurt odasında kikir kikir ona anlattığım platonik aşkımla beraber evimde onu ağırlamak büyüledi beni.

Siyah ojelerini hatırlıyorum dedi:) Gülüştük.

13 yıl sonra, hiç 13 gün bile geçmemiş gibi, aynı hızla devam ettik dostluğumuza. İlk defa oldu. Güzel oldu.